Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Yemen’de devam eden bölgesel gerilim, Eylül 2026 itibarıyla yeni bir boyuta taşındı. Suudi Arabistan’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından Riyad ile Ankara ve İslamabad arasında yürürlüğe giren “Mekke Ortak Savunma Paktı” tartışmaları beraberinde getirdi. Ensarullah yetkilileri, bu ittifakın Yemen sahasına müdahil olması ihtimaline karşı Türkiye ve Pakistan’ı diplomatik bir dille uyardı.
Ensarullah sözcüsü Muhammed El-Buhaiti, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu savunma paktını “sembolik” olarak nitelendirerek, Türkiye veya Pakistan’ın Riyad lehine gerçekleştireceği doğrudan bir askeri müdahalenin “ağır bir bedeli” olacağını vurguladı. El-Buhaiti, bu ülkelerin Yemen’deki çatışmalara taraf olmasının kimsenin yararına olmayacağını belirtti.
Bir diğer Ensarullah yetkilisi Nasreddin Amir ise yaptığı değerlendirmede, “Yemen halkına zulme ortak olmak kimseye kazandırmaz” ifadesini kullanarak, bölgedeki aktörleri bu "macera"dan uzak durmaya çağırdı. Amir, Yemen’e yönelik bir müdahalenin tarafları büyük bir çıkmaza sokacağını belirterek, bazı çevrelerden gelen mesajların bu tür bir “akılsızlığa” girmek istemediklerini gösterdiğini savundu.
Bölgeyi yakından takip eden uzmanlar, her ne kadar Türkiye ve Pakistan’ın mevcut pakt kapsamında Suudi Arabistan’a diplomatik ve teknolojik destek vermesi beklense de, doğrudan bir askeri operasyona katılmalarının düşük bir ihtimal olduğunu değerlendiriyor. Riyad-Ankara-İslamabad üçgenindeki bu savunma iş birliğinin, özellikle Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik dengeleri üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ise önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya aday.
yorumunuz